ABD ve İran arasındaki askeri ve diplomatik bilek güreşi yeni bir boyuta evriliyor. Washington koridorlarından yansıyan bilgiler, ABD yönetiminin İran’a yönelik hem askeri hazırlıklarını sürdürdüğünü hem de ekonomik abluka yoluyla Tahran’ı masaya çekmeye çalıştığını gösteriyor.
Pentagon’dan "kısa ama güçlü" saldırı planı
Amerikan basınına yansıyan ve Washington kaynaklarınca doğrulanan bilgilere göre, Pentagon, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik olası yeni bir saldırı dalgası için kapsamlı bir plan sundu. Söz konusu planın, önceki operasyonlara kıyasla "daha kısa süreli ancak çok daha yıkıcı" bir etkiye sahip olacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor.Askeri uzmanlar, bu saldırı hazırlığının caydırıcılığı artırma amacı taşıdığını ifade etse de, bölgede olası bir çatışmanın İsrail ve Körfez ülkelerini de kapsayacak geniş çaplı bir savaşa dönüşme riski endişeyle takip ediliyor.Trump: İran anlaşma için can atıyor
Başkan Donald Trump, Oval Ofis’te yaptığı son açıklamalarda, İran’a yönelik uygulanan stratejinin meyvelerini verdiğini savundu. Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ve ekonomik yaptırımların İran ekonomisini zor duruma soktuğunu belirten Trump, Tahran yönetiminin müzakere masasına oturmak için "can attığını" iddia etti.Trump, ateşkesi sona erdirme konusunda aceleci olup olmadığı yönündeki sorulara net bir yanıt vermekten kaçınırken, ABD’nin mevcut baskı politikasının (maksimum baskı) işe yaradığına dair mesajlarını yineledi.Yasal süreç doluyor
Washington’daki en kritik gündem maddelerinden biri de 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nın getirdiği yasal sınırlamalar. ABD yasalarına göre, yönetim Kongre onayı almadan bir ülkeye karşı (adına "savaş" dememek kaydıyla) en fazla 60 gün boyunca operasyon düzenleyebiliyor.İran ile yaşanan gerilimde bu 60 günlük sürenin bugür dolacağı belirtiliyor. Hukuk uzmanları ile Trump yönetimi arasında ise "ateşkes süresinin bu saati durdurup durdurmadığı" konusunda ciddi bir görüş ayrılığı yaşanıyor:Yönetim kanadı, ateşkesin süreyi durdurduğunu ve 30 günlük ek süre talebine gerek olmadığını savunuyor.Hukuk uzmanları ise ateşkesin süreyi durdurmadığını, yönetimin Kongre'ye başvurması gerektiğini ifade ediyor. Bu başvurunun ise sadece "askerlerin güvenli çekilmesi" için kullanılabileceği hatırlatılıyor.Bölgesel denklem: Hürmüz Boğazı ve İsrail’in güvenliği
Gerilimin kalbi Hürmüz Boğazı’nda atmaya devam ediyor. Hem İran’ın hem de ABD’nin limanlar üzerindeki karşılıklı abluka girişimleri, küresel enerji arzı için tehdit oluşturmayı sürdürüyor.Öte yandan, İsrail yönetiminin İran’ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzuna karşı ABD’ye tam destek verdiği, olası bir askeri hareketlilikte bölgedeki müttefiklerin koordinasyon içinde olduğu belirtiliyor.Uzmanlar, önümüzdeki haftanın Washington ve Tahran arasındaki açıklamalar ve Meclis’teki yasal tartışmalar açısından "kırılma noktası" olabileceği görüşünde birleşiyor.