Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki iç savaş sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin zor zamanlarda tarihsel sorumluluğunu yerine getirerek zulümden kaçan milyonlarca insana sığınak olduğunu söyledi. SETA'da düzenlenen konferansta konuşan Fidan, Türkiye'nin izlediği "açık kapı politikasının" insaniyet ve ilke sahibi olmanın bir maliyeti olduğunu ancak bu duruştan taviz vermediklerini vurguladı.
Bakan Fidan, Arap Baharı sonrası Suriye'de başlayan sürecin Esed rejiminin baskıcı yapısından kaynaklandığını belirterek, "Türkiye tabii ki bu sivil iç savaşta ezilen halkın yanında yer aldı. Tarihin doğru tarafında bizim hem vicdanen hem aklen durmamız gerekiyordu," dedi.
"Milyonlarca Kardeşimizle Ekmeğimizi Paylaştık"
O dönemde uygulanan açık kapı politikasının eşi görülmemiş bir dayanışma hareketi teşkil ettiğini ifade eden Fidan şunları kaydetti: "Zulümden kaçan, savaştan kaçan, ölümden kaçan insanların sığınağı Türkiye oldu. Milyonlarca kardeşimiz Türkiye'ye geldiler. Onlarla ekmeğimizi, soframızı, iş yerlerimizi, her şeyimizi paylaştık. Değer sahibi olmak, ilke sahibi olmak biraz da maliyetle beraber geliyor. Burada da biz taviz vermedik."
Fidan, Suriye'de çatışmanın durması ve yıkımın önlenmesi için Rusya ve İran ile başlatılan Astana Süreci'nin diplomatik maharet açısından "örnek alınması gereken bir süreç" olduğunu belirtti.
Yeni Yönetim ve İstikrar Vurgusu
Suriye'deki son gelişmelere değinen Bakan Fidan, 8 Aralık tarihini (rejim değişikliği sonrası) "yeni bir gün, yeni bir umut ve yeni bir başlangıç" olarak nitelendirdi. Fidan, bölgesel sahiplenme prensibiyle hareket ederek sürece başladıklarını ve Suriye'nin normale dönmesi için gerekli finansal rakamın 216 milyar dolar olarak hesaplandığını aktardı.
"YPG, Silahlı Unsur Olmaz Gerçeğini Görmeli"
Bakan Fidan, ülkedeki birliğin sağlanması için silahlı grupların tek bir çatı altında toplanmasının hayati önem taşıdığını belirterek, YPG'ye yönelik önemli bir uyarıda bulundu: "YPG'nin şunu görmesi gerekiyor, hiçbir ülkede ama hiçbir ülkede iki tane silahlı unsur olmaz. Elinizdeki silahlı unsurlar Suriye yönetiminin emrine girmek zorundadır."
Son olarak İsrail'in bölgedeki yayılmacılığına dikkat çeken Fidan, "İsrail kendi güvenliğini başkalarının güvensizliği üzerinden sağlamamalı," diyerek, İsrail'in Filistinlilerin devlet hakkı konusundaki inadından vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.












