Fransa’ya bağlı özerk Yeni Kaledonya, adadaki 25 binden fazla Fransız'ın seçimlerde oy kullanmasının yolunu açacak anayasa değişikliği tasarısını protesto ediyor.Yeni Kaledonya'daki bağımsızlık yanlıları, seçimlerdeki etkilerini azaltacağı için Fransız hükümetinin anayasal reform girişimine karşı çıkıyor. Yeni Kaledonya'nın yerel halkı Kanaklar, yaklaşık 300 bin olan ada nüfusunun ortalama yüzde 40'ını oluşturuyor.Fransa sömürgeciliği sürdürüyorFransa’nın 1853'te ilhak ettiği ve 1946'ya kadar sömürge toprağı olarak yönettiği ada, 2003'e kadar Fransa Denizaşırı Bölgeler Topluluğu içerisinde yer aldı. Yeni Kaledonya, 2003'te gerçekleştirilen anayasa değişikliği sonucu Fransa'ya bağlı özerk bir bölge oldu.Ada'da 2018, 2020 ve 2021'de olmak üzere toplam 3 kez bağımsızlık için referandum düzenlense de bağımsızlık yanlılarının oylarının yüzde 50'yi geçmemesi nedeniyle sandıktan hep "hayır" oyu çıktı.Ancak son bağımsızlık referandumundan kısa bir süre sonra Yeni Kaledonya'daki siyasi aktörler arasındaki diyalog sekteye uğrayınca Ada'nın geleceği tekrardan tartışmaya açıldı.Ülkenin bağımsızlığını savunan Kanak Sosyalist Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLNKS) düzenlenen referandumlara, Fransa'nın etkisiyle sonuçlandığı ve bağımsız şekilde yapılmadığı gerekçesiyle itiraz ediyor.Son referandumu boykot ederek sandığa gitmeme kararı alan FLNKS, Kovid-19 salgınının etkisinden daha uzak bir tarihte referandum yapılması mücadelesi verdi.Kanaklar ayrıca 2021'deki referandumun yeniden düzenlenmesi için Uluslararası Adalet Divanı'na temyiz başvurusunda bulundu.Fransa’nın Ada'daki nüfuzunu korumak amacıyla anayasa değişikliğinde ısrar ettiği belirtiliyor.Yeni Kaledonya neden önemli?Dünya nikel rezervinin yüzde 10'undan fazlasına ev sahipliği yapan Ada, Fransa'nın Hint-Pasifik'te Çin ile rekabet halinde olması nedeniyle siyasi statüsü kadar yer altı kaynakları açısından da önem taşıyor.Kanaklar'ın Çin ile ticari ilişkilerini geliştirmek istemesi karşısında Fransa, 2015'te nikel madeninin Pekin'e transferine ipotek koymak istemişti.Fransa, Çin'e alan açmamak için son 6 yıl içinde yaklaşık 2 milyar avro krediyi Ada'ya serbest bıraktı.Fransa için rüzgar tersten esiyorUzmanlara göre Amerika’dan Afrika’ya 72 ülkeyi sömüren Fransa için rüzgar uzun bir süredir tersten esiyor. Yıllarca Afrika başta olmak üzere onlarca ülkeyi sömüren Fransa, ne yaptığı katliamlarla yüzleşti ne de sömürgeci bakış açısından kurtulabildi.Özellikle Afrika’da son yıllarda Paris’in hem askeri hem de siyasi çizgisinde büyük bir sapma göze çarpıyor. Ancak bu değişim, Fransa’nın arzuladığı bir şey değil. Tıpkı, Yeni Kaledonya’da olduğu gibi hala sömürgecilik mirasından vazgeçmemiş olması, Fransa’yı istenmeyen adam yapıyor.Şimdi gelin, hem Paris’in kanlı sömürgecilik geçmişine hem de eski sömürgelerinden bir bir kovulma sürecine yakından bakalım.Sömürgecilik faaliyetlerinin ortaya çıkmasında 15'inci yüzyılda Rönesans’la birlikte başlayan Avrupalılık bilincinin yadsınamaz bir etkisi vardır. Öyle ki, bir sonraki asırda coğrafi keşiflerin başlaması ve Sanayi Devrimi’nin olması, sömürgecilik faaliyetlerinin ete kemiğe bürünmesine yol açtı.Fransa’nın sömürge topraklar arayışını iki ana bölümde değerlendirmek mümkün. 16'ncı yüzyıldan itibaren Kuzey Amerika, Antil Adaları, Doğu Hindistan’ın bir bölümü ve Afrika’nın bir kısmı Fransa’nın nüfuz alanına girdi. [Fransa, koloni haline getirdiği ülkelerde birçok katliama imza attı. Fotoğraf: AA]1830’dan itibaren ise 19'uncu yüzyıl, Fransa için kudretli bir imparatorluk rüyasının gerçekleştiği önemli bir dönem oldu. Fransa bu yüzyılda Hindiçin (Laos, Kamboçya, Vietnam), Yeni Kaledonya, Fransız Polonezyası gibi yeni sömürgeler elde etti ve Osmanlı Devleti’nin zafiyet içinde bulunmasından da faydalanarak İngiltere ile birlikte Afrika’da mutlak söz sahibi oldu.Cezayir (1830), Gabon (1839), Moritanya (1854), Senegal (1854), Gine (1855), Fildişi Sahili (1855), Kongo (1859), Mali (1883), Madagaskar (1896), Benin (1899), Burkina Faso (1896), Togo (1884-Almanya, 1918-Fransa), Çad (1900) ve Nijer (1900) gibi pek çok ülke Fransa’nın kontrolüne geçti.Fransa ele geçirdiği bu ülkeleri ya doğrudan sömürgeleştirme yoluna gitti ya da Tunus (1881), Fas (1912), Laos (1893), Kamboçya (1863), Vietnam (1862) gibi protectorat (himaye) görüntüsünde kontrol altına aldı.Unutulmayan katliamlarFransa, 1524'te başlattığı sömürgecilik faaliyetleriyle Afrika'nın batısında ve kuzeyinde 20'den fazla ülkede hakimiyet kurdu. Afrika'nın yüzde 35'i, 300 yıl boyunca Fransa'nın kontrolünde kaldı.Senegal, Fildişi Sahili ve Benin gibi ülkeler o yıllarda Fransa'nın köle ticaret merkezleri olarak kullanıldı ve bölgedeki tüm kaynaklar sömürüldü.Fransa'nın Afrika'daki kara tarihiBölgede 5 asır süren kolonyal dönemde ve özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından bağımsızlık mücadelesine girişen ülkelerde bu ayaklanmalar şiddetle bastırıldı ve 2 milyondan fazla Afrikalı hayatını kaybetti.İkinci Dünya Savaşı bitmeden kısa zaman önce bağımsızlık vaadiyle Fransa saflarında savaşan Cezayirlilerin başlattığı gösterilerde binlerce Cezayirli, Fransız askerleri tarafından öldürüldü. Yaşananlar tarihe "8 Mayıs 1945 Setif ve Guelma" katliamı olarak geçti. Cezayir'in bağımsızlığını kazandığı 1962'ye kadar şiddet olayları sistematik şekilde devam etti.Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nda 1 milyon kişi Fransızlar yüzünden hayatını kaybetti.Fransa'nın, 1830'dan beri Cezayir toplumunu kültürel anlamda da bir soykırımla baş başa bıraktığı biliniyor. Cezayir'in kendi mahalli kimliğinin dışında 300 yıllık Osmanlı tarihinin de büyük ölçüde ortadan kaldırılmasına neden olan Fransa, ülkede birçok kültürel ve dini eseri kendi tasarrufunda istediği gibi dönüştürdü.Tarihin en büyük soykırımında Fransa'nın rolüFransa siyasi nüfuz sahibi olduğu ülkelerde de büyük insan hakları ihlalleri gerçekleştirdi.İnsanlık tarihin en büyük soykırımlarından kabul edilen, 800 bin kişinin öldüğü 1994 Ruanda soykırımında da Fransa'nın rolü olduğu ortaya çıktı.Ruanda soykırımından hemen önce bölgedeki Fransız askerlerinin aldıkları istihbaratları değerlendirmeyerek bölgeden ayrıldığı, bazı Fransız askerlerinin ise bizzat katliamlara destek verdiği uluslararası raporlara yansıdı.Fransa, 23 Haziran'da ülkenin güneybatısında sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak amacıyla Turkuaz Operasyonu'nu başlattı. Ancak Ruanda'da soykırımı engellemek yerine soykırımı yapan Hutu hükümetine silah ve bilgi sağladığı tespit edilen Fransa'nın aleyhine halen devam eden birçok uluslararası dava bulunuyor.Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın, Le Figaro gazetesine 1998'de verdiği mülakatta, "O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil" ifadesini kullanması hala uluslararası kamuoyunca bilinen bir gerçek.Afrika’da 54 ülkenin 27’sinin resmi dili FransızcaFransız Mediapart internet sitesi, şubatta yayımladığı, "Ruanda soykırımı: Fransa'nın yalanları ortaya çıktı" başlıklı, Fransız Dış İstihbarat Birimi DGSE'ye ait bir belgeye dayandırdığı haberinde, Fransa'nın, Hutu milislerince yaklaşık 800 bin Tutsi'nin öldürüldüğü Ruanda soykırımının asıl sorumlularını gizlediğini yazmıştı.Fransa, on yıllarca sömürdüğü ülkelerden hemen vazgeçmedi. Bağımsızlık isteyen halklar büyük bedeller ödedi.Bugünlerde de her ne kadar eski gücü olmasa da Fransa, Afrika ülkelerini sömürmeye devam ediyor. Gelin birlikte Afrika’daki Fransız çıkarlarına yakından bakalım.Eski sömürgeleri olan Afrika ülkeleriyle hiçbir zaman bağlarını koparmayan ve koparmak istemeyen Fransa, Soğuk Savaş sonrası bölgede aktif olan aktörlere karşı da agresif bir tutum sergiledi. Fransa, İkinci Dünya Savaşı sonrası klasik sömürgecilik anlayışına son vermek zorunda kaldı. Bağımsızlıklarını kazanan ülkelerle yeni sömürgecilik döneminde Fransızcanın ülkenin resmi ve eğitim dili olması, zorunlu resmi eğitim konuları gibi alanlarda baskın tutum sahibiydi.Bununla birlikte, “Fransızca Konuşan Ülkeler Topluluğu”nu kurarak eski sömürgelerinin Fransa ile bağlarının kopmasına engel olmaya çalışan Paris'in bu konuda başarılı da olduğunu söylemek mümkün. Halihazırda Afrika’da 54 ülkenin 27’sinin resmi dili Fransızca.Diğer yandan bağımsızlığını kazanmadan önce Fransız sömürgelerinin Fransa’nın toplam ihracatındaki payı yüzde 60’dan fazlaydı. Bu oran ileriki senelerde ciddi oranda düştü.Vazgeçilemeyen derin ekonomik çıkarlarFransa, uzun yıllar Afrika ülkelerinde mutlak egemen güçtü. Bağımsızlık mücadeleleri ve SSCB’nin desteğiyle başlayan gerileme uzun yıllar devam etti. Geçen 60 yıllık sürede Afrika’da Fransa’dan boşalan yerlere Rusya ve Çin yerleşti.Özellikle bölgenin silah ithalatı Rusya’dan olurken, hızla kentleşen ülkeler için altyapı projelerini finanse etme rolünü de Çin aldı.Fransa’nın eski sömürgelerinde neler oluyor?Fransa, Afrika kıtasında en fazla sömürgecilik yapan ülkelerden biri. Öyle ki, onlarca hatta yüzyıllarca süren bu sömürgecilik kıtada çok ciddi bir Fransız nüfuz alanın oluşmasındaki en büyük etken.Fransa’da basılan paralar, resmi dilin Fransızca olması, Fransız kültürünün yaygınlığı…Son yıllarda tüm bunlara rağmen Fransa’ya karşı Afrika’da büyük bir tepki alanı oluştu. Kimisi teröre karşı destek istediği Fransa’yı teröre destek vermekle, kimisi de “ülke iç işlerine karışmakla” suçladı.
Dünya
Yayınlanma: 16 Mayıs 2024 - 15:00
Fransa'nın eski sömürgeleriyle başı dertte
Eski sömürgelerinden bir bir kovulan Fransa, şimdi de kendisine bağlı özerk Yeni Kaledonya bölgesinde protesto ediliyor. Fransa'nın deniz aşırı toprağı Yeni Kaledonya, Pasifik Okyanusu'nda yer alan bir ada. Gelin Paris yönetimi için başlayan kışa yakından bakalım...
Dünya
16 Mayıs 2024 - 15:00
İlginizi Çekebilir












