• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • İzmir-Ege
  • Ege
  • Politika
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
10:21
Zehir tacirlerine 35 ilde yapay zeka destekli operasyon
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Hürmüz: Savaş ile barışın arasındaki 33 kilometre
Dünya
Yayınlanma: 13 Nisan 2026 - 11:43

Hürmüz: Savaş ile barışın arasındaki 33 kilometre

ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim kırılgan bir ateşkes sürecine girerken, küresel ekonominin can damarı Hürmüz Boğazı savaşın kaderini tayin ediyor.

Dünya
13 Nisan 2026 - 11:43
Yorumlar
5 dk okunma süresi
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Hürmüz: Savaş ile barışın arasındaki 33 kilometre
Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Bahadır Keskin, Hürmüz Boğazı’nın ABD/İsrail-İran Savaşı’ndaki geçici ateşkese olan etkisini kaleme aldı.

ABD / İsrail - İran Savaşı kırılgan görülen bir ateşkes sürecine girdi. Cumartesi günü Pakistan’ın ev sahipliğinde İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerden herhangi bir sonuç alınamasa da savaşa henüz geri dönülmüş değil. İran’ın gerilimi Hürmüz'e taşıması çatışmanın maliyetlerini coğrafi sınırların çok ötesinde küresel ekonomide yönetilemez krizler doğurma tehdidi üretiyor. Şüphesiz savaş veya barışa giden yolda tek başına bir belirleyici olmasa da Hürmüz, küresel siyasi ve ekonomik hesapları etkileyen önemli bir faktör olarak stratejileri şekillendiriyor.

Ateşkese giden yolda Hürmüz Boğazı ne anlama geliyor?

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından “dünyanın en önemli geçiş noktası” olarak tanımlanan Hürmüz, Tahran adına devasa bir stratejik koz niteliğinde. İran, savaş öncesi dönemdeki ABD ve İsrail tehditlerine karşılık, “Hürmüz Boğazı’nı kapatma angajmanını” öne çıkarıyordu. Küresel ticarette deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 20-25'i (günde ortalama 15-20 milyon varil), sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yüzde 20'si Hürmüz'den geçiyordu. Ayrıca üre, amonyak, fosfat gibi gübrelerin yüzde 35’i ve mikroçip üretiminde dahi kullanılan helyumun yaklaşık üçte birinin yine bu 33 kilometre genişliğindeki su yolundan geçerek Avrupa ve Asya’ya taşınıyordu. Tüm bunlar hesaba katıldığında Hürmüz, “savaşın, coğrafi sınırları buharlaştırdığı” ortaya çıkmaktadır. Hürmüz Boğazı’nın stratejik değerini artıran bir diğer nokta, henüz gerçek ve etkin bir alternatifinin olmamasıdır. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı ya da Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Habshan-Füceyre Petrol Boru Hattı (ADCOP) gibi alternatif rotaların kapasitesi 3,5 ila 5,5 milyon varil civarında seyretmekte ve 20 milyon varillik boğaz trafiğini telafi etmekten çok uzak kalmaktadır.

ABD’nin, askeri çözüm üretememesi buradaki ikinci önemli noktadır. İran’ın konvansiyonel askeri kapasitesine, donanmasına veya hava unsurlarına ciddi bir zarar verilmiş olsa da boğazı sert güç kullanarak açmak, açık tutmak ve mayınlardan temizlemek; çok riskli, maliyetli ve aylarca sürebilecek bir arayıştır. Yani sahada üstünlük kurmak, Hürmüz’de sonuç almak anlamına gelmiyor. Ortalama derinliğin 50 metre civarında olduğu boğaz, deniz araçlarının manevra kabiliyetini sınırlamakla kalmamakta; nakliye şeridinin İran kıyılarına ve adalarına sadece birkaç kilometre uzaklıkta olması, bölgeyi mayınlar ve kara tabanlı silah sistemleri için ideal bir hedef haline getirmektedir. Zira İran’ın ucuz insansız hava araçları (İHA) mayınlar ve kıyıya konuşlu füzelerden oluşan erişimi engelleme ve men etme stratejisi, ABD’nin askeri gücünün bu dar boğazda sıkışmasına yol açarak, saldırılarla sonuç alabilmeyi zorlaştırmaktadır.

Boğazda, klasik anlamda bir “tam kapatma” olmasa da küresel sigorta şirketlerinin, bölgeye yönelen gemilerin teminatlarını iptal etmesi, finansal bir abluka meydana getirdi. Sigorta primlerinin yaklaşık 10 kat artması ve dev petrol tankerleri için bu rakamın 3,5 milyon doların üstüne çıkması, piyasanın ablukaya boyun eğdiğini gösteriyor. Doğal bir sonuç olarak Brent petrolün varil fiyatı 120 doların üzerine tırmandı ve 1973’ten bu yana görülen en büyük enerji şoklarından birisi ortaya çıktı. Üstelik savaşın ilk günlerinden bu yana Arap Yarımadası’ndaki neredeyse hiçbir limanda yanıcı, parlayıcı veya patlayıcı ürünlerin elleçlenmesine izin verilmiyor.

Bölgeden uluslararası piyasalara hidrokarbon akışının kısılması ya da tamamen kesilmesi, başta Körfez ülkeleri olmak üzere Hindistan’dan Japonya’ya, Güney Kore’den Çin’e uzanan geniş bir coğrafyada ticari ve lojistik düzeni sarsmaktadır. Şüphesiz Batı da bu gelişmelerden izole kalamamaktadır. Enflasyonun yeniden sıçrama yapması ve tedarik zincirlerinde yeni bir çöküş endişesi, ateşkesi askeri bir tercihin çok ötesinde küresel ekonomik çöküşü önlemek adına bir zorunluluk haline getirerek Washington üzerinde kaçınılmaz bir diplomatik baskı yaratmaktadır.

Trump’ın tedirginliği

Dünya genelinde bir ekonomik resesyonu tetikleyebilecek bu tür eylemlerin önüne geçmek ABD adına bir tercih değil, bir mecburiyettir. Nitekim ateşkes görüşmelerinde ABD tarafının odaklandığı yegâne hususun “Hürmüz’ün açılması” olması tesadüf ya da alelade bir talep değildir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji tesislerini ve köprüleri vurmakla hatta “medeniyetini yok etmekle” tehdit ettiği İran, Hürmüz sayesinde en azından ilk rauntta eli daha rahat olan taraf gibi görünmektedir. Washington’ı günün sonunda Pakistan’ın kurduğu arabuluculuk masasına oturtan en önemli unsur; krizin ABD ve müttefikleri adına sürdürülemez bir boyuta ulaşmasıdır.

Sonuç olarak İran konvansiyonel savaşta ağır bir yara almış olsa da Hürmüz Boğazı’na yönelik uyguladığı strateji sayesinde güç asimetrisini dengelemektedir. Savaşın yoğunluğunun artacağı hatta topyekûn bir yıkıma dönüşeceği yönünde tehditler ortada gezerken ABD’nin ateşkes ve de-eskalasyon (gerilimi düşürme) tercihine yönelmesi, açık ve net bir jeopolitik gerçekliğin sonucudur. Hürmüz'ün kapalı kaldığı her gün, Amerikan dolarının ve küresel tedarik zincirlerinin temelleri sarsılmakta, başta Körfez’in Arap monarşileri olmak üzere yer kürenin her bir noktasındaki ABD müttefikleri İran’ın bu “stratejik boğma” hamlesinden zarar görmektedir.

Hürmüz kozunun kullanılması, Washington'u masaya oturmaya ve askeri bir çözüm yerine statükoyu koruyacak ya da yeni bir statüko inşa edecek diplomatik formüllere -hepsinden önce bir ateşkes rejimine- mecbur bırakıyor. Tüm dünya şunu gördü ki Hürmüz Boğazı, ABD’nin İran’a yönelik saldırganlığının stratejik esnekliğini sınırlayan en güçlü pranga gibi görünüyor. Tarafların masaya oturmasının anahtarı olduğu gibi, savaş sonrası dönemde boğazdan geçiş rejimine dair nasıl bir statüko inşa edileceği tartışmaları, barışın da önündeki en önemli engeldir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
ABD İran'ı yine vuruyor
ABD İran'ı yine vuruyor
Tayland'da bir gece kulübünde çıkan yangında 27 kişi öldü
Tayland'da bir gece kulübünde çıkan yangında 27 kişi öldü
Trump: İran'la müzakereler devam edecek ama ateşkes sona erdi
Trump: İran'la müzakereler devam edecek ama ateşkes sona erdi
Çin'de sellerin vurduğu çiftlikteki yaklaşık 900 yılan kaçtı
Çin'de sellerin vurduğu çiftlikteki yaklaşık 900 yılan kaçtı
Son Haberler
İzmir’de genç, husumetlisi tarafından öldürüldü
İzmir’de genç, husumetlisi tarafından öldürüldü
Uzundere iddialarına karşı hukuki açıklama:
Uzundere iddialarına karşı hukuki açıklama: "Belediyemizin kaybettiği...
CHP'ye mutlak butlan kararı Yargıtay'da
CHP'ye mutlak butlan kararı Yargıtay'da
Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı
Topkapı Sarayı'nın Şerbethane bölümü ziyarete açıldı
Ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık yüzde 0,5 arttı
Ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık yüzde 0,5 arttı
Çok Okunan Haberler
İzmir’de 11 yaşındaki kayıp çocuk sağ bulundu
İzmir’de 11 yaşındaki kayıp çocuk sağ bulundu
Trump: İran'la müzakereler devam edecek ama ateşkes sona erdi
Trump: İran'la müzakereler devam edecek ama ateşkes sona erdi
Bursa'nın tatlı mirası Kardelen'le sofralara ulaşıyor
Bursa'nın tatlı mirası Kardelen'le sofralara ulaşıyor
Avrupa borsaları negatif seyrediyor
Avrupa borsaları negatif seyrediyor

Ana Sayfa
YEREL SEÇİM 2024
Gündem
İzmir-Ege
Ege
Politika
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Ege
  • Ekonomi
  • Gündem
  • İzmir-Ege
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.