CHP Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Ulusal Kurtuluş savaşının öncülüğünü yapan yani kuruluşun ve kurtuluşun partisidir.
Yüz yıllık yaşamında çok önemli işleri başarmış ama aynı zamanda çok badireler atlatmıştır.
Bugün de ülkemiz demokrasisinin, özgürlüklerin, Cumhuriyetin olmazsa olmazı olan Laikliğin güvencesidir.
Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ülkeyi yöneten, 1938’den sonra İsmet İnönü öncülüğünde devam eden iktidar süreci 1950 de yapılan seçimlerle son bulmuştur.
1950’den sonraki süreçte birkaç kez iktidar ortaklığı yapsa da tek başına iktidar olamamıştır.
İlk kez 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile iktidar olma şansı yakalamış olmasına rağmen çeşitli etkenlerle az bir farkla seçim kazanılamamıştır.
Seçimin kazanılamamasının faturası kendileri de sürecin parçası olan bir kısım CHP’liler tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’na çıkarılmak istenmektedir.
Kemal Kılıçdaroğlu muhalefeti yan yana getirmeyi başaran, siyaset iklimini pozitif noktaya taşıyan, başarılı geçmişi ve dürüst kimliği ile güven veren bir aday kimliği ortaya koymuştur. Ancak önleyemediği Meral Akşener’in masadan kalkması, iki yıldır oturduğu masayı kumar masasına benzetmesi İyi Parti tabanını etkilediği gibi diğer oy verebilecek sağ tabanı da etkilemiştir. Masaya geri dönse de tabanı önemli ölçü de ittifaka taşıyamadığı gerçeği ortadadır. AKP’nin Devlet olanaklarını pervasızca kullanması, terör örgütü ile Kılıçdaroğlu’nu yan yana getiren sahte videolar ve henüz kullanılıp kullanılmayacağı belli olmayan petrol ve doğalgaz manipülasyonları seçimin son anda kazanılmasını engelleyen nedenlerdir.
Bu durum net bir biçimde ortada iken kazanamama nedeni olarak sadece Kılıçdaroğlu nu gören, sürece müdahil olma yetkisi olduğu halde hiçbir şey yapamayan siyasetin içindeki değişim sihirli sözcüğüne sarılıp değişimi Kemal Kılıçdaroğlu’nu değiştirmek olarak görenlerin CHP’yi taşıyacakları bir yer yoktur. Değişim sözcüğü sadece insan değişimini içerdiği için altı boş kalmış söylemdir.
CHP’nin gerçekten bir değişime ihtiyacı vardır. CHP kendisini sosyal demokrat parti olarak tanımlamaktadır ancak sosyal demokrasinin tüm kurum ve kurallarını bünyesinde barındırmaktan uzaktır.
Sosyal Demokrat partiler üye, örgüt ve program partileridir. Üye eğitimli ve nitelikli hale getirilmeden, örgüt demokratikleştirilmeden, program sosyal demokrasinin evrensel kuralları üstüne oturtulmadan değişim olamaz. Olsa da bunun adı değişim olmaz.














Çok doğru ve yerinde tespit herkes kendi payına düşeni almalı