Muhalefet partisinden belediye Başkanı olmak zor iştir.
Güzel bir iş yapmak istediğinizde iktidar kanadı illa bir engel çıkarır.
İzmir yıllardır muhalefet partili belediye ile yönetildiği için maalesef bu acıyı derinden yaşıyor.
Sonra da, “Muhalefet partili belediyeler iş bilmiyor” deniliyor.
Alın size en sıcak örnek.
İzmir’de 1992 yılından beri kullanılan Harmandalı çöplüğünde kibrit çöpü atacak yer kalmadı!
Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer göreve geldiği günden beri bu soruna çözüm bulmak için didiniyor.
Ama sürekli karşısına engel çıkartılıyor.
Nasıl mı?
O zaman yaşanan süreci anlatalım.
Önce bir soru sorayım.
İzmir’de günde 4500 ton çöp çıktığını biliyor muydunuz?
Daha anlaşılır olsun.
Diyelim ki, İzmir’de çıkan çöpleri her gün Atatürk Stadı’na doldurmaya kararar verdik.
Ne mi olur?
Ne olacak daha 2. ayda stat ağzına kadar dolar!
Bir hesap yapmışlar, İzmir’de çıkan çöpler, yılda 8 stadyum dolduruyormuş.
Yaa, işte böyle büyük bir sorunu var İzmir’in…
***
İzmir’in çöpleri 1992 yılından beri Çiğli’deki Harmandalı bölgesinde depolanıyor. Zaman içerisinde 2 modern atık tesisi devreye alındı. Ancak halen hem merkeze yakın olduğu hem de çeşitli sebeplerden alternatiflerinin hazırlanmasına engel olunduğu için Harmandalı depolama tesisi mecburen kullanılmaya devam edildi, ediliyor. Bu tesis çevreye en az zarar verecek hatta çıkan gazı toplanarak elektrik enerjisi üretilecek hale getirildi. Ancak 1992 yılında açılmış olan bu tesis ömrünü çoktan doldurdu. Belediye kapatma planı hazırladı, Çevre Bakanlığı onayladı. Tunç Soyer her fırsatta burayı kullanmayı bırakmak istediklerini söylüyor. Ama neden hala kullanılıyor?
Dediğimiz gibi, gerçek bir İzmir sevdalısı olan Tunç Soyer, yılların sorununu çözmek için göreve gelir gelmez kolları sıvadı.
Ama öyle engeller çıkarıldı ki karşısına ne yazık ki bir arpa boyu yol gidemedi.
Allah’tan reva mı bu?
Neden engel olunuyor?
Başkan Soyer, Menderes’te bir bölge belirledi ve dünyada örnekleri olan muhteşem bir Entegre Atık Tesisi yapmak istiyor oraya.
Dedik ya, bu harika proje ne yazık ki, başta olumlu görüş bildiren İl Tarım müdürlüğü’nün yıllar sonra “ben düşündüm, artık görüşüm olumsuz” diye görüş değiştirmesiyle ÇED Sürecinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na takıldı kaldı.
Umalım ki, “Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar” desin ve eski bir belediye başkanı olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki çıkarılan tüm engelleri ortadan kaldırsın.
Kaldırmazsa ne mi olacak?
Vallahi kimse bilmiyor.
Sahi, İzmir’den çıkan ve her yıl 8 stadyum dolduracak miktardaki bu çöpler ne olacak?
***
Bu arada “çöp” diyoruz ya, aslında onlar milli servettir.
Neden mi?
Madem başladık Menderes Katı Atık Entegre Depolama Tesisinin özelliklerini de anlatalım.
Tunç Soyer’in hazırladığı projeyi araştırdım.
Araştıran herkes oraya çöplük demekten imtina eder.
Çünkü Tunç Soyer Başkan NASA gibi bir yer planlamış.
Abartmıyorum proje gerçekten her yönüyle muhteşem.
Tesise gelen atıklar, önce konveyör sistemiyle ayrıştırılacak.
İçlerindeki değerli olanlar sıkıştırılıp doğruca geri kazanım tesislerine giderken, biyolojik atıklar da ayrı bir işleme tabi tutulacak.
Şöyle anlatayım.
Bu atıkların suları dinlendirme havuzlarında arıtılacak.
Bu işlem yer altındaki sızma riski olmayan havuzlarda yapılacağı için koku olmayacak, yer altı sularına karışmayacak.
Hatta başta tüm izinleri olumlu devam ettiği için belediye bu tesisin “yap-işlet-devret” şeklinde ihalesini bile yaptı. İzmirlilerin cebinden kuruş çıkmayacak.
10 yıl sonra tesis İzmirlilerin olacak.
Bitmedi.
Üstüne üstlük, belediyeye bu işten en az 150 milyon dolar parayı hemen kazanacak.
Kazanılan paralar da İzmirlilere hizmet olacak
Ayrıca biyolojik atıklardan çıkan gaz ile elektrik elde edilecek.
Öyle böyle değil en az 200 bin evin elektriği karşılanacak
Soruyorum şimdi
Daha ne olsun?
Avrupa’da böyle tesisler var.
Hem de köşede bucakta değil, şehirlerin göbeğindeler.
Avrupalıların çevre hassasiyetleri herkesin malumu olduğu halde, “Bu tesisi istemeyiz” diyen olduğunu duyan var mı?
Uzun sözün kısası Tunç Soyer, İzmir’i yılların derdinden kurtarmak için çırpınıp duruyor.
Lakin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım İl Müdürlüğü’nün sonradan değişen görüşünü neden olarak gösterip bu işe bir türlü “olur” vermiyor.
Peki, Tunç Soyer neden yapayalnız bırakılıyor?
Bu kentin dinamikleri nerede?
***
Yazı bitmeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na mesajımızı da verelim.
Eskiler der ki, “Ya bir yol bulun, ya bir yol açın, ya da yoldan çekilin”
Ben de eski bir belediye Başkanı olduğu için bu sorunu çok iyi bildiğinden emin olduğum Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki’ye buradan sesleniyorum.
Sayın Bakan, “Ya bir yol bulun, ya bir yol açın, ya da yoldan çekilin”














