Muhalefet 14 Mayıs’ta imkânsızı başardı.
Çantada keklik olan seçimi ne yapıp edip kaybettiler.
Karşılarında, 21 yılda yıpranmış bir iktidar vardı.
Yetmezmiş gibi pandemi, savaş ve depremin yol açtığı ekonomik kriz de cabasıydı.
Türkiye’de muhalefet, 14 Mayıs seçimlerinde ne yaptı etti kaybetmeyi başardı.
28 Mayıs’a hiç girmiyorum.
Çünkü o seçim, zaten 14 Mayıs’ta kaybedilmişti.
Muhalefet diyoruz ya, aslında seçimi kaybeden CHP’dir.
Bu kadar lehine durum varken, geçmiş oyunun üzerine 1 puan bile alamadı.
Peki, CHP bu ülkede neden iktidar olamıyor?
O zaman bu soruya cevap arayalım mı?
CHP’nin temel sorunu, eski grekoromen bakış açıdır.
Bilmeyenler için açıklayayım.
Grekoromen (Yunan+Roma)medeniyeti, bir şehir medeniyetiydi.
Yunan ve Roma şehirlerinde yaşayan, Geōrgos ve Paganus yani çiftçi ve köylü; yarı-medeni, uygarlaşmamış, aşağı bir varlıktı.
Günümüzde çiftçi ve köylü pek kalmasa da, işçiler var.
Bu insanlar artık köylerde yaşamıyor, ya kasabalara ya Anadolu’daki kentlere göç ettiler.
Büyük çoğunluğu da, büyük kentlere göç edip bu kentlerin varoşlarını oluşturdular.
Elbette tüm CHP’lileri kast etmiyorum fakat etkin noktadakiler; varoşlarda, kasabalarda ve Anadolu kentlerinde yaşayanları anlamaya bile çalışmıyorlar.
Biz bunlara, “Beyaz Türkler” diyoruz.
Küçük köyler, kasabalar, küçük kentler ve büyük kentlerin varoşlarında yaşayanlar mı?
Onlar da, “Zenciler”!
Dünyayı Yunanlılar ve Romalılar bir tarafa, “barbarlar” öbür tarafa olacak şekilde bölen eski Grekoremen kafa yapısı neyse, CHP’deki hâkim noktadaki ‘Beyaz Türkler’in anlayışı da aynıdır.
Zihinlerinde bu anlayışın derinden kökleşmesinin sonucunda da, toplumun büyük bir kısmını dışlıyorlar.
Geniş kitleleri anlamak için çaba harcamayı bırakın, varlıklarından tiksiniyorlar.
Oysa Kılıçdaroğlu CHP içinde kökleşen bu Grekoromen bakış açısının yanlış olduğunu anlamıştı.
Bu yüzden Anadolu’yu gezmeye başladı.
Gittiği yerlerde, “Bugüne kadar Ankara’dan ahkâm kestik, gelip sizi dinlemedik, anlamadık. Artık böyle yapmayacağız” demeye başladı.
Kırıldıklarını nihayet fark ettiği tüm kesimler ile helalleşmekten boşuna bahsetmedi.
Kılıçdaroğlu bunu yaparken, eski grekoromen bakış açısına sahip CHP’li Beyaz Türkler ne yaptı peki?
Ne yapacaklar aynı kafa ile devam ettiler.
Ekonomik krizden inleyen kitlelere, “gel çare bizde” demek yerine, “koyun” demeye devam etti.
İçlerinde sanatçıların da olduğu bu elitler ve elitlik özentisindekiler 14 Mayıs’ta, “Biz nerede hata yaptık? Hiç olmazsa 28 Mayıs’ta ne yaparsak kazanırız?” demek yerine, oy vermeyenlere hakaret ettiler.
Belki 3 kuruş yardım yaptılarsa, onu bile haram ettiler.
CHP’li Tekirdağ Belediye Başkanı, 14 Mayıs’tan sonra, belediye tesislerinde barınan depremzedeleri kapı dışarı etti…
Peki, CHP son seçim yenilgisinden ders çıkardı mı?
Hayır?
Zannediliyor ki, Kemal Kılıçdaroğlu değişince insanlar yerel seçimde koşarak CHP’ye oy verecekler.
Yok, öyle bir garanti!
Neyse yerel seçim konusunu da sonraki yazıya bırakalım.















Bütün ailem CHP’li. Atatürkçü ve laik düşünceliyiz. Ama CHP iktidara gelmemek için o kadar uğraşıyor ki ben bile soğudum partimden. Maallemizde yapılan delege seçimleri sırada yaşsnanlar midemi bozmuştu. Yazıyı okurken size çok kızdım başta. Fakat malesef haklısınız beyefendi.
AKP dahil sağa hiç oy vermedim. Vermeyi de düşünmüyorum. Fakat CHP bu kafa tapısına devam ederse onlar da oy moy yok artık. Yazıdaki ana fikri destekliyorum.
CHP’ye gönül verenler biri olarak sağ siyasetten nefret ediyorum. Bu yüzden hep oy verenleri eleştiriyordum. Ama galiba bakış açımız yanlış. Nefen oy alamadığımızı da sorgulamız gerekiyor. Evet yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum, malesef bizde de büyük sorunlar var. Gözümü açtınız teşekkür ederim İbrahim bey.
Kemal Özgen merak okuduğunuzu anlayama sorunu mu yaşıyorsunuz? Size bir Cin Ali kitabı mı göndersem bilemedim şimdi
Sayın yazar tek suçlu CHP’mi? Köylü kafaları mı savunuyorsunuz anlamadım.
İbrahim bey, tebrik ederim. Yıllardır bunu anlatmaya çalışırım. Fakat bir türlü bu kadar net ifade edemeştim. Yüreğinize sağlık. Harika tespitler.