Cehalet, ölçülemez engin bir denizdir; bilgimiz ise güven teşkil etmeyen küçük bir ada. Kıyı şeridi bile belirsizdir: Hem insanlık tarihi hem de psikolojik araştırmalar bildiğimizi sandığımızdan daha az şey bildiğimizi ortaya koymaktadır. Aslında cehaletimiz onu kavrayışımızın çok ötesindedir.
Döneminin en bilgili insanı olduğu dostu düşmanı herkes tarafından kabul gören Sokrates, bilgisinin sınırını tanımlarken; “bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir!” tevazuundadır. Bugün anlıyoruz ki bu tutum bir tevazu değil bilgece bir kavrayıştır. 2500 yıl evvelinin en bilgili insanı bugünün ilkokul 1. sınıf öğrencisinden daha az şey bilmektedir maddi dünyaya dair.
Görünüşte çevrimiçi sınırsız bilgiyle kuşatıldığımız bu çağda bilgi eksikliğini kabul etmek oldukça güç. Çünkü; Google gibi arama motorları sayesinde bir şeyi bilmemenin mazeret sayılmayacağına inanılmakta ve herkesten her şeyin piri olması beklenmektedir…
Ancak belli bir konu hakkında bilgi sahibi olan kişiler, bu bilgilerin tamamını hatırlamayabilir veya nasıl kullanılacağını bilemeyebilirler. Bu nedenle de çoğu kendileriyle ilgili hemen her şeyin altından kolaylıkla kalkabileceklerini düşünür ve kendilerinden şüphe etmeyebilirler. İnsanların uzmanlık alanlarına dair bir sorunun yanıtını bilmediklerini kabul etmekte isteksiz oldukları da bilinen bir gerçektir. Gelgelelim bu aşırı güven, bir şeyi başından beri bildiğimiz yanılsamasını, yani geriye dönük ön yargıyı da beraberinde getirmektedir.
Oysa rahmetli Aziz Çalışlar; “Ansiklopedik draje tüketime yöneliktir bilgi üretmez” diyordu dahiyane bir sezgiyle. Oysa bilginin bu denli hızlı arttığı dönemi bu yalınlıkla gözleyemeden göçüp gitti dünyamızdan.
Bilgiyi ego tatmini içinde kullanabilirsiniz, afyon olarak da. Antik Yunanda yaşamış gezici öğretmen olan Sofistler; her yerde ve herkes için genel geçer bir doğrunun olmadığını ve siz kimi neye ikna ederseniz doğrunun o olduğunu vaaz ederlerdi. (Acaba bizdeki softa kavramı bunlardan mı türedi?) O sofistler ki, bu günkü anlamda örgün bir eğitim kurumunun olmadığı şehir devletlerinde politika yapma ayrıcalığına sahip hür vatandaşlara politika, tarih, belagat dersi verir halkı nutuk atanların çıkarlarına uygun eyleme ikna etmelerinin yollarını öğretirdi. 3000 yılda ne kadar az şey değişmiş değil mi? Araçlar değişmiş belki ama yöntem hala aynı. Meydanlarda propterlerden okunuyor kafası yalan dolandan afyon kabağına dönmüş yurdum insanını uyuşturacak vaatler. Artık ezberlemeye de gerek yok. Şakşakçıların yerini sanal ortamda mesai harcayan trol orduları aldı.
Sokrates bilgeliğinin ödülü bugün için idam olmasa da hala zindan. İdama mahkûm edildiğinde Sokrates; Ben bir atsineğiyim demişti kendini mahkûm eden mahkeme heyetine. Benim eleştirilerim sayesinde rehavet uykusuna dalamıyorsunuz. Beni öldürürseniz, bir at sineğinin ne zaman geleceği veya gelip gelmeyeceği belli olmaz. Siz o ara rehavet uykusuna dalarsınız ve devlet elinizden gider… İktidar eleştiriye açık değildi ve Sokrates’i öldürdü. Yerine bir at sineği gelinceye kadar Büyük İskender Atina’yı yıktı geçti.
Bilgi doğru zamanı göstermekle yükümlü saat gibidir. ‘Saatin’ işlevi doğru zamanı göstermektir. İmal edildiği madde, markası, sahibine kişiliğinde eksik olan öz güveni verebilir ansiklopedik draje gibi. Ama doğruyu göstermiyorsa yoktur bir hükmü. Bilgi doğru olduğu ve insanlık için kullandığında anlamlıdır. İktidarda kalmak veya iktidar olmak için kullanmaktansa baldıran zehrine razıyız.















Doğru söze ne denir
Eğitimin amacı bilgi miktarını artırmak değildir. Aksine, bir çocuğun icat ve keşif yoluyla yeni şeyler yapabilmesi, bu yolla yenilikçi insan modeli yaratmasıdır. İnsan davranışı üç ana kaynaktan gelir: Arzu, duygu ve bilgi. Bilim düzenlenmiş bilgi bütünüdür. Bilgelik ise düzenlenmiş yaşamdır. Bilgi, bir dometesin bir meyve olduğunu bilmektir. Bilgelik ise domatesi meyve salatasına koymamaktır. İnanç nurlu yazıyorsa felsefe edebiyatla harmanlanır ortaya edebi bir eser çıkar baştan sona keyifle okunan özne ile yüklem arasına düşünsellliği fazlasıyla kelimelere yükleyen kalemşör siyasetçi ve toplum bilimcisi ve siyaset bilimcisi güzel abim seni tanımaktık büyük bir onur mürekkebin sanatçısı